İlk izlenimler Lüksemburg Şehri
Lüksemburg Şehri, Avrupa'nın en az takdir edilen ve muhteşem başkentlerinden biridir — küçük ama şaşırtıcı derecede zengin büyük düklüğün başkenti, iki derin vadi (Petrusse ve Alzette vadileri) ile ayrılan yalın kayalık bir platoda yer alır; tepedeki ortaçağ eski şehir ve aşağıdaki yeşil vadilerde harika korunmuş Grund ve Clausen bölgeleri bulunur. UNESCO listesinde yer alan tarihi merkez, 16. yüzyıla ait Büyük Dük Sarayı (büyük dük Henri’nin ikametgahı, yazın rehberli turlar yapılmaktadır), etkileyici Place d'Armes ve kayaya oyulmuş dört yüzyıllık 23 km'lik yeraltı askeri tüneller ağı olan Bock Casemates ile çevrilidir; tünellerin 17 km’si hala mevcut olup 1,7 km’si ziyaretçilere açıktır. Çiment de la Corniche boyunca (Lüksemburglu yazar Batty Weber tarafından ‘Avrupa’nın en güzel balkonu’ olarak adlandırılan) yürümek, Grund vadisine ve AB kurumlarının yoğunlaştığı modern Kirchberg platosuna nefes kesen manzaralar sunar. I.M. Pei’ye ait (Louvre Piramidi’nin de mimarı) muhteşem MUDAM çağdaş sanat müzesi mutlaka görülmeli. Gün batımında Bock Burnu’nun keyfini çıkarın, doğuda 30 dakika mesafedeki etkileyici Moselle şarap köylerini ziyaret edin veya ‘Küçük İsviçre’ olarak bilinen garip ve güzel Mullerthal bölgesine günübirlik gezi planlayın.